Risale Haber yazarı Erdem Akça, Rüyaların Dili'ni anlatıyor

Risale Haber yazarı Erdem Akça, Rüyaların Dili'ni anlatıyor

Risale Haber yazarı Erdem Akça, Dost TV'de Cumartesi akşamları saat 18:30-19:30 arası yayınlanan "Rüyaların Dili" programına başladı.

Programda hem bilimsel disiplinlerin rüya konusuna dair tespitleri, hem din sahasında rüya konusuna vakıf alimlerin tespitleri ele alınıyor. Örnek rüya tabirleri ile bu ilmin kapıları zihinlere ve kalplere aralanıyor. Rüya ilminin Kur'an ve hadislerin müteşabihatına anahtar olduğu da gösteriliyor.

Programda öncelikle Kur'an'da rüya, akabinde Cahiliye dönemi ve Hz. Peygamber (asm) devrinde rüya meselesi ele alınıyor. Daha sonraki programlarda Risale-i Nur'da rüya konusu, Külliyatta tabir edilen rüyalar ve tabir edilmeyen rüyalar işlenecek.

Rüyaların Dili, Dost TV'de Cumartesi akşamları saat 18:30-19:30 arası yayınlanıyor.

Akça'nın rüya konusundaki açıklaması şöyle:

Rüya konusu, insanlık kadar geçmişi olan bir olgudur. İnsan var olduğu sürece de devam edecek bir hakikattir. Kur'an'ın bildirdiği üzere ülkelerin kralları ve Allah elçisi peygamberler gibi insanlık dünyasında en muteber şahsiyetler hakikatli rüyalar görebildiği gibi halk nazarında itibardan en uzak suçlular, caniler ve idamlık mahkumlar da sadık rüyalar görebilmektedir. Yusuf suresinde ifade edildiği üzere... Bu geniş yelpazesi ve insanın uykusunda hissesi olduğundan ötürü bütün insan toplumlarında rüya meselesi kendine yer bulmuştur. Sümer toplumundan kalan tabletlerde, Eski Mısır'dan kalan papirüslerde rüya sembollerine ve görülmüş rüyalara dair kayıtlar olduğu gibi Tevrat, Kur'an gibi semavi metinlerde de rüya olgusu işlenmiştir. Hz. Yusuf ve Hz. Danyal (AS) gibi rüya ilmine vukufiyetiyle tarih sahnesinde, toplumların ve milletlerin kaderlerinde mühim rol oynayan peygamberler olduğu gibi bütün peygamberlerin rüya ilmine belli çerçevede sahip olduğu rivayetlerden, Kur'an ayetlerinden anlaşılmaktadır. Hz. Yusuf'un çocukken gördüğü rüyayı doğru olak ilk anlayan kişi babası Yakup peygamber idi (AS).

Hz. Peygamber (ASM) ise müekked bir sünneti gibi rüya konusunu sahabelere detaylıca, sınırlarını çizerek izah etmiş, onlardan sabah namazı akabinde rüyalarını dinlemiş, rüyaların tabir ve te'vilini yapmış, zaman zaman da kendi gördüğü rüyaları onlara anlatmış, yorumlamıştır. Hatta Cahiliye devrinde de rüya ilmiyle meşhur olan Hz. Ebu Bekir'e (RA) kendi rüyalarını sormuş, rüyalarını onun yorumlamasını istemiş, bu şekilde rüya ilminde Onun daha da mahir hale gelmesini sağlamaya çalışmıştır.

Sonraki süreçte Hz. Peygamber'den (AS) dinledikleri ve öğrendikleri üzere başta Hz. Ebu Bekir, Hz. Esma bint-i Ebu Bekir, Hz. Esma bint-i Umeys, Hz. Ömer, Hz. Tufeyl bin Amr, Hz. Ali, Hz. Abdullah bin Abbas, Hz. Ebu Hureyre (Rıdvanullahi teala aleyhim ecmain) gibi sahabelerin rüya ilmini elde ettikleri, yaptıkları sahih tabirlerle kaynaklarda gözlemlenebilmektedir. Sonraki kuşaklarda Muhammed ibn-i Sirin, Said bin Müseyyeb, Cafer-i Sadık'ın daha sonraki dönemlerde Alaüddin el-Kirmani, Ebu Said el-Vaiz, İmam-ı Gazali, Abdülkadir-i Geylani, Muhyiddin-i Arabi, Mevlana Celaleddin-i Rumi'nin (Kaddesallahu esrarehum), Osmanlı döneminde Ahmed-i Dai, Aziz Mahmud Hüdai, Bayrami şeyhi Urlalı Hüsam Efendi'nin, son dönemde ise Bediüzzaman Said Nursi, talebeleri Hüsrev Altıbaşak, Sarıbıçak Mustafa ve Vezirzade Mustafa'nın da rüya ilmine vakıf oldukları bilinmektedir.

HABERE YORUM KAT
YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.
1 Yorum